Bölgemiz

TRUVA

Çanakkale'nin incisi Truva antik kenti dünyadaki en ünlü antik kentlerden biridir. Anadolu, Ege ve Balkan halklarının oluşturduğu bu kent 3000 yıllık bir sürede 9 katman olarak oluşmuş tarihin her evresini gösteren bir anıt niteliğindedir. Bronz çağında başlayan yerleşimler (M.Ö 3.000-2.500) en erken yerleşim( M.Ö 85 - M.S 8) yüzyıla kadar yayılmıştır.Bulunduğu konum itibariyle çok önemli bir coğrafyada bulunan Truva, ticari, siyasi ve kültürel bağlar açısından çok önemli roller üstlenmiştir. Hala devam eden katmanlaşma dünyadaki tek örneği diyebiliriz. İlk olarak 1871'de Heinrich Schliemann, daha sonra W. Dörpfeld, C.W Blegen tarafından kazılmıştır. Günümüzde kazı çalışmaları devam etmektedir. Ancak zaman zaman bazı katmanların açılması oksitlenme etkisi gösterebileceğinden o şekilde bırakılmasına neden olmaktadır.

Çanakkale-Truva

GÜLPINAR

Biga Yarımadası'nın güneybatı ucunda, Çanakkale'de, eski adı Külahlı olarak bilinen Gülpınar köyümüz büyük bir volkanik patlama sonrası volkanik platodan meydana gelmiştir. Kuzeyde Kara Menderes Çay'ı  havzasının alçak depresyonlarından, güneybatıda Baba Burnu'na    (Asya'nın en batı ucu) - Lectum'a kadar, çok geniş olarak yayılan bu plato, yanardağ püskürtmelerinden oluşmuştur. Gülpınar içinde Apollon Smintheus Tapınağı günümüze kadar korunmuş görülmesi gereken yerlerdendir. "Apollon Smintheion" kutsal alanı, Troya şehrindeki Athena tapınağından sonra Troas'ın en önemli ikinci kutsal alanıdır. Apollon Smintheus tapınağının en dikkat çekici tarafı, Homeros'un İlyada destanında anlatılan Troya Savaşı'ndan alan kabartmalarıdır. İlyada destanında anlatılan hikayeler çeşitli vazolar, duvar ve mermer sutunlarda izleri görülmektedir.

Gülpınar ve Zeytinağaçları

BABAKALE

Babakale asya kıtasının son parçası diyebiliriz, daha sonra Ege denizi başlar. Babakale ayrıca Marmara ve Ege denizini birbirinden ayırır diyebiliriz. Antik çağdaki ismi Lektos olan Babakale, Osmanlı'dan kalma şirin bir balıkçı köyüdür.

 

Bu balıkçı köyünün geçmişi 1723 yılına dayanıyor. Bir zamanlar korsanların uğrak yeri olan bu yarımada, bir deniz seyahatinde fırtınaya yakalanan ve buraya sığınan Sultan III.Ahmet'in buyruğuyla korsanlardan bıkan halkı korumak için kale inşaa ettirmiştir.  Bu kalede çalışmak için yurdun dörtbir tarafından esirler getirilmiş, ayrıca şehre su getirmek için çalışmalar yapılmış ve bir de liman inşaa edilmiştir.Ayrıca Babakale bıçak işi yapan aileleriyle de ünlüdür. Günümüzde çok az sayıda kalmış olan bu nadide meslek kaybolmaya yüz tutmuştur. Babakele'ye 5 km. Akliman bölgenin en güzel denizine ve koyuna sahiptir. Akliman'da ayrıca Hamaxitos Antik Kent kalıntıları bulunmuş potansiyel tarih barındırmaktadır.

 

Gülpınar-Apollon Tapınağı