Organik Ürün
Üretim İçeriği,Hammadde &Coğrafi Konum
Dizem Zeytinyağı , Apollon Smintheus Tapınağı, Kuzeybatı Anadolu’da Biga Yarımadası’nın güneybatı köşesinde, Gülpınar köyünde yer almaktadır. Güneybatıda Baba Burnu’na (Asya’nın en batı ucu, Babakale köyü) Lectum’a ve Behramkale Assos Antik köyüne komşudur. Üretimde kullandığımız zeytinleri, organik zeytin tarımı yapılan bahçelerden seçiyor ve erken hasat olmasına dikkat ediyoruz. Erken Hasat olması zeytinyağlarımızın daha meyvemsi ve taze bir tada sahip olmasını sağlar. Soğuk sıkım olması sayesinde zeytinyağının doğal yapısında zengin olarak bulunan ama yüksek sıcaklıklarda kaybedilen antioksidan ve vitaminler korunmuş olur. Duyusal kalitesi de kayba uğramaz. Bölgemizin bulunduğu coğrafi konum ve İklim ,toprak koşulları dolayısıyla zeytinyağının kendine has organoleptik karakterini oluşturur. Muhteşem aroma, yoğun meyvemsi yumuşak tat ve berrak renk taşır. Neden Zeytinyağı Tüketmeliyiz? Tekli doymamış yağ asitlerinin (oleik asit) en zengin kaynağı zeytinyağıdır. Zeytinyağı, kendine has lezzetini ve antioksidan gücünü veren çok sayıdaki flavanoidleri, yağda çözünen stenolleri ve vitaminleri, dışarıdan almak zorunda olduğumuz “esansiyel” yağ asitlerini içermesinden ötürü sağlıklı yaşlanmanın ana kaynağıdır.Sağlıklı ve uzun yaşamı destekler.
Zeytinyağındaki Antioksidanlar:
Vitamin E (alfa-tokoferol), karotenoidler ve fenolik bileşiklerin (hidroksitirosol gibi basit fenoller ve oleuropein gibi kompleks fenoller); bazı hastalıkların önlenmesi ve yaşlanmanın geciktirikmesi hususunda etkili olduğu gerek in vitro, gerekse in vivo deneysel ve uygulamalı yollardan kanıtlanmıştır.
Zeytinyağının fenolik içeriği, zeytinin yetiştiği bölgenin iklimsel koşullarına ve hasat zamanındaki olgunluğuna göre değişiklikler gösterir. Bunda, zeytinin üretim ve saklama metodu da ayrıca rol oynar. Fenollerin sayılamayacak kadar çok biyolojik özellikleri vardır; söz gelimi hidroksitirosol kanda pıhtılaşmayı önler, yatıştırıcı bir etkiye sahiptir. Oleuropein ise güçlü bir damar açıcı olan ve aynı zamanda antibakteriyel etkiye sahip nitrik asit oluşumunu destekler.
Oksidasyona uğramış LDL’ler artirosikloroz (damar çeperini kalınlaştıran, dolayısıyla damar tıkanıklığına yol açan) etkiye sahiptirler. Oysa zeytinyağı tüketimi LDL oksidasyonuna karşı koruyucu rol oynar. Bununla birlikte, vücudun diğer hücrelerini de oksidanların zehirleyici etkisine karşı güçlendirir.
Akdeniz diyetinin yüksek oranda antioksidan ihtiva etmesi, yaşam uzunluğuna etki eden an önemli faktörlerden biridir. Bu antioksidanlar taze sebze ve meyvelerde bulunur. Zeytinyağı ise meyveden elde edilen tek yağ olması sebebiyle besleyici özelliklerinin yanında antioksidan ve vitaminler de içerir. Zeytinin yüksek oranda antioksidan içermesini havayla temas eden ve kendisini oksijene karşı koruması gereken bir meyve olmasına bağlayabiliriz. Bu nedenle yağa da geçen daha çok antioksidan sentezler.
Sızma (rafine edilmemiş ve endüstriyel bir işlemden geçmemiş) zeytinyağı bu maddeler bakımından zengindir ve serbest radikallerin yaratabileceği hasarlara ve kanser oluşumuna karşı güçlü antioksidan etkilere sahiptir.